Dizde Kıkırdak Sorunları
Eklem kıkırdağı sert ve elastik bir örtü biçimindedir ve eklem yapan kemik uçlarını kaplar. Böylece eklem hareketi sırasında oluşan sürtünme en aza iner.

Eklem kıkırdağı travma veya aşırı kullanıma bağlı olarak zarar görürse vücudun diğer dokuları gibi hızlı ve tam olarak iyileşemez. Hasarlanan kıkırdağın altındaki kemik ortaya çıkar ve eklemin diğer tarafına direkt temas eder. Bu da ağrı ve hareket kısıtlılığı ortaya çıkar.

Gelişen teknoloji ve biyolojik mühendislik, diz eklem kıkırdağı hasarlı insanlar için umut kaynağı olmuştur. Artık değişik teknikler ile hastaların kendi hücre ve dokuları kullanılarak ağırlık binen yüzlerdeki kıkırdağın onarımı mümkün olmaktadır. Bu teknikler şunlardır;

1-Mikrokırık

Tamamen artroskopik olarak yapılabilen bir işlemdir. 3 cm altındaki alanlarda etkilidir.

Hasarlı kıkırdak doku tamamen temizlenerek canlı kemik dokusu ortaya çıkarılır. Bu bölgelere özel cihazlar kullanarak küçük delikler açılır. Açılan deliklerden kemik iliğindeki kök hücreleri gelir. Bu hücreler bulunduğu bölgenin özelliği nedeniyle kıkırdak hücrelerine dönüşür. Sonuçta hasarlı bölgede kıkırdak yama oluşur.

Başarı oranı % 80'lerin üzerindedir.

Hasta ameliyat sonrası dizini rahatça bükebilir. Fakat yeni dokunun oluşması için 6-8 hasta boyunca yük vermemek gerekir. Bu süre boyunca koltuk değneği kullanmak gerekir. Sonrasında 6 hafta kadar yoğun bir fizik tedavi gereksinimi vardır.


2-Osteokondral greftleme (mozaikplasti)

2 cm altındaki kıkırdak hastalıklarında son derece etkililidir. Ameliyat 3-4 cm'lik kesiden yapılır. Dizin yük taşımayan sağlam bölgesinden özel aletlerle üstü kıkırdak ile kaplı kemik silindirleri çıkarıldıktan sonra hasarlı bölgelere mozaik biçiminde döşenir.

Başarı oranı % 80 civarındadır.

Hasta ameliyat sonrası dizini rahatça bükebilir. Fakat yeni dokunun oluşması için 6-8 hasta boyunca yük vermemek gerekir. Bu süre boyunca koltuk değneği kullanmak gerekir. Sonrasında 6 hafta kadar yoğun bir fizik tedavi gereksinimi vardır.

3-Kıkırdak hücre nakli

Kıkırdak hücreleri yapısal olarak en üst düzeyde olgunlaşmış hücrelerdir. Bu nedenle kendileri çoğalamazlar. İnsanlarda kıkırdak hücresi üretimi 1 yaşında sona erer. Yeni kıkırdak hücresi çoğaltılması için genetik labaratuarlarında bir dizi genetik işlem ve kültürde çoğaltma işlemi gerekmektedir.

İki aşamalı bir cerrahi bir işlem gereklidir. İlk aşamada sağlıklı kıkırdak hücreleri diz ekleminin ağırlık taşımayan bölgelerden toplanır. Toplanan kıkırdak hücreleri genetik bir işlem sonrası 15 gün kültüre edilerek üretilir. Hazırlanan hücreler, ikinci operasyonda diz kıkırdağındaki hasarlı bölge üzerine dikilmiş kemik zarı altına enjekte edilirler. Bu hücrelerden orjinal kıkırdak dokusuna çok yakın kıkırdak dokusu gelişir.

Vakaların önemli kısmında (yaklaşık %70-80) iyileşme sağlanır. Bu teknik, yaşlı ve diğer kireçlenme bulguları olan kişilerde uygulanmazken, genç ve yaralanma sonrası kıkırdak problemi olan hastalar için iyi bir seçenektir. Ancak nakil bölgesinin alanı çok geniş olmamalıdır. Daha geniş alanlar için allogreftler daha avantajlıdır.

4-Kıkırdak ve Menisküs Allogrefti uygulamaları

Kıkırdak hasarlanmalarının geniş olduğu genç hastalarda tercih edilir. Geniş veya  parçalı yırtıklar nedeniyle menisküsün tamamının alınması gerektiği ameliyatlar sonrası meniküslerin amortisör görevi ortadan kalkar.

Eklem kıkırdaklarının direkt teması zaman içinde aşınma ve kireçlenmeye neden olur. Bu olayın erken evrelerinde kadavralardan alınan menisküsün nakli bu kısır döngüyü kırmakta ve çok iyi sonuçlar vermektedir.

Kıkırdak hasarının daha ileri devrelerinde, dizin hasarlı bölümü tamamen çıkarılarak kadavradan alınan kemik-kıkırdak-menisküsün nakli ile yeni ve sağlıklı bir eklem yüzeyi oluşturulur.

Bu teknikte uygun kadavranın tespiti için MRG veya tomografik ölçüm yapılır. Uygun kadavra parçası bulunması sonrası yapılan ameliyat son derece zor ve risklidir.

5-Mezenşimal kök hücre onarımı

En yeni, geliştirilme aşamasında olan teknik mezenşimal kök hücre (MKH ) kullanımıdır. MKH özelleşmemiş, emriyolojik hücre benzeri değişik dokulara dönüşme yeteneğine sahip hücrelerdir. Bu hücreler erişkinlerde kemik iliğinde, ve kemiklerin örten bir zar olan periost dokusunda bulunur.

Kemik iliği aspirasyonu veya biopsi ile alınacak MKH lerinin bir jel içine yerleştirilmesi, sonrada bu jel'in hasarlı kıkırdak bölgelerine transferi sonrası yeni kıkırdak oluşumu gerçekleşir.

6-Glukozamin ve kondroitin preparatları

Ağrıyı azaltmak ve kıkırdak onarımı üzerinde yararlı etkileri gözlenmekle birlikte bu konuda kanıtlanmış bilgi henüz yoktur.

7-Eklem içi kayganlaştırıcı sıvı enjeksiyonları

Bu yöntem en basit şekilde diz eklemine enjeksiyon yaparak menteşeleri yağlamaya benzer bir etki elde etmek olarak açıklamak mümkündür. Bu ilaçların eklem içinde kıkırdak oluşumunu arttırdıkları iddia edilmektedir. Ancak bu konuda henüz kesin kanıtlar yoktur.

Tek defada gerekli madde diz içine verilebilirse de genellikle birer hafta arayla 3-5 defada işlem tamamlanır.

Enjeksiyon sonrası ağrı, sıcaklık artışı, hafif şişme gibi lokal reaksiyon bulguları görülebilir. Bu bulgular genellikle uzun sürmez ve buz uygulamasına iyi cevap verir.

Enjeksiyon sonrası ilk 48 saat dize fazla yüklenmekten, örneğin uzun süre ayakta durmaktan, koşmaktan ve ağır kaldırmaktan kaçınılmalıdır.
Enjeksiyondan bir süre geçtikten sonra diz ağrısında bir azalma olur.
Etki ortalama 6-9 aya kadar etki edebilir.

Bu yöntem herkeste işe yaramayabilir. Aynı zamanda pahalıdır. Eğer kullanılan klasik tedavi işe yarıyorsa bu yöntem kullanılmamalıdır.

Enjeksiyon tedavisi diğer yöntemlerin işe yaramadığında ve gerekli cerrahiyi geciktirmek için kullanılmalıdır.